Kur’an‘da namaz yok, salat var diyenlere göre salattan kasıt Kur’an okumaktır. Gene bunlara göre bizim kıldığımız namaz Kur’an’da bulunmaz. Kur’an’da geçen kıyam, secde ve rüku aslında başka şeylermiş. Salatta bunlar bulunmazmış, sadece Allah‘ı andığımız ayetler okunurmuş.
Bunu diyenlere sormak istiyorum:
Madem namaz şeklinde bir ritüel yok, şuanki kıldığımız namaz ne zamandan beri var? Bunu ilk kim getirdi? Bunu ilk getiren kişiye niye kimse itiraz etmedi? Niye tarihte böyle bir itiraz yok? Niye kimse çıkıp da “Biz peygamberden böyle bir şey görmedik, sen çıkmışsın yatmalı kalkmalı hareketler yapıyorsun, peygamber ise sadece Kur’an okuyordu” şeklinde bir itirazda bulunmadı.
Bugünkü adlarıyla o dönemin İslam‘ı kabul etmiş bölgelerinden Basra’da, Irak’ta, Medine’de, Mekke’de, Yemen’de 100.000’lerce kişi namaz kılmak yerine sadece Kur’an okuyordu. Sonra bir yerde, sizin iddianıza göre birisi namaz diye bir şey bulmuş ve bizim bugün yaptığımız gibi rekatları olan bir ritüel icat etmiş. Bu kişi kim? Nerede ortaya çıkardı ve bunu nasıl yaydı? Yüz binlerce insanı nasıl ikna etti? Mesela fikir buradan çıkıp Yemen’e gittiğinde Yemen’deki sahabeler neden itiraz etmedi? Bu bidatı nasıl kabul ettiler? Neden kimse bir cihad başlatmadı?
Bu insanlar durup dururken neden daha kolay olan salatı, namaz gibi ritüel gerektiren nispeten daha zor bir şeyle değiştirdiler? Üstelik savaş durumunda bile zor olan bu ritüel gerçekleştirilecek. Tüm insanlar da tamam demiş. Geliyorlar, çevresinde diğer askerler onları koruyor. En başta salat sadece Kur’an okumaktan ibaretse o dönemki insanlar bunu neden kabul etsinler? Durduğu yerde zaten abdestliyse yönünü kıbleye çevirsin, bir tane İhlas okusun, geçsin gitsin. Demek ki bunlar eğilip kalkacak, başını yere eğecek, düşmanı göremeyecek ki böyle bir korumaya ihtiyaç duymuşlar. Yani Kur’an’da adı geçen salat, en baştan beri var olan bugün kıldığımız namazın ta kendisiydi. Sonradan değişmesi imkansızdır. İlla değişmişse peygamber ölür ölmez değişmeli ve dine girmeli ki sonradan kimse itiraz edemesin. Böyle bir şey mümkün mü, değil? Neden değil?
Ya devlet kurmuş peygamber. Halifeler var. Bunların çoluğu çocuğu bu uğurda şehit olmuş. Gazi olanlar var. Canlarını feda etmişler. Ve siz diyorsunuz ki bunların hepsi de bunu kabul etti. Yani Ebu Bekir kabul etti. Hazreti Ömer, Osman, Ali, Ayşe kim varsa kabul etti. Zira sonradan namaz diye bir şey dine giremez. Sonradan böyle bir şeyin dine girdiğine dair delil yok elimizde. Tarihi bir itiraz da yok. Demek ki, en baştan girmiş olmalı ve böyle yayılmalı? Size göre peygamber sokmadığına göre Ebu Bekir mi dine bunu soktu? Hadi buyur cevaplayın.
O beğenmediğiniz fıkıh alimleri var ya, Ebu Hanife, Şafii gibi. Bunların hemen hemen hepsi ve dönemin başka alimleri farklı farklı yerlerde yaşıyorlar. Birisi Irak’ta, öbürü Basra’da, öbürü Medine’de yaşıyor. Kimisi geziyor, tozuyor. Hepsine hadis ulaşmış bir şekilde. Hiçbir hadiste sizin dediğiniz şekilde bir salat aktarımı yok. Tüm salat hadisleri bugünkü namazı işaret eden, rekatlı ve secdeli hadisler. Neden sizin dediğiniz şekilde bir hadis hiç yok?
Kur’an-ı Kerim’de Allah diyor ki salata üşenirler. Bunlar Arap, Arapça konuşuyorlar. Bir insan neden Arapçayı kendi ana dilinde konuşurken üşensin? Yönünü kıbleye çevirir. Bir tane sureyi kendi ana dilinde okur geçer. Al bitti salat. Buna kim niye üşensin?
Abdeste üşendiğimiz oluyor ama Allah salata üşenmekten bahsediyor. Abdestten değil. Ben abdestliyken de bazen namaza üşeniyorum. Bilgisayar başındayım. O sırada film izliyorum. Abdestim de var. Ezan okunuyor. Yirmi dakika, otuz dakika bazen beklediğim oluyor. Çünkü üşeniyorum. Bak doğrudan salata üşeniyorum. Sizin mantığınızla 10 saniyede salatı bitirebilirdim. Size göre ise filmi durdururum, yönümü çeviririm, bir tane Fatiha okurum. Salatı yapmış olurum. Bunun neyine üşeneceğim?
Allah’a salata sabırla devam et diyor. Yani böyle sürekliliğe teşvik eden ayetler var. Basit bir şey olsa, üşenmeyeceğimiz bir şey olsa niye yapmayalım, değil mi? Çok basit bir şey olur. Kim niye salatı terk etsin, kim niye salat etmesin sizin dediğiniz gibiyse. Bazı insanlar üşendiği için salatı ikame etmiyor. E Arap niye üşensin? Kendi ana dilinde bir şey söyleyecek. Mesela İhlas suresini okusun. Niye üşensin bundan dolayı?
Hiç mi demiyorsunuz İmam Gazali filozof, İslam alimi, İbni Sina filozof. Bunların göremediği şeyi biz mi gördük? Onların anlamadığını siz mi anladınız, üstelik meal okuyarak? Fahreddin Razi’nin anlamadığını, İbn Abbas’ın anlamadığını siz mi anladınız? Bir sürü alim var. Hepsi yanılmış, hepsi yanlış görmüş. Ki bunların bir kısmı peygamber öldükten iki yüz yıl sonra doğan insanlar. Hani sahabenin devamını bilen insanlar, filozof olmuşlar, alim olmuşlar.
Onlar bu ayetleri okudu, hafız oldular. Bunlar göremedi ama gerçeği siz gördünüz öyle mi? Vay arkadaş ya. Bak İmam Gazali’nin İhyâü Ulûmi’d-Dîn diye bir kitabı var. O kitapta sizden bahsediyor. Diyor ki bu devirde böyle böyleleri. Sadece meale bakarak, yorum yapıyorlar diyor. Hepsi yok olmuş tarihte. Ayakta duramamışlar. Sizinki de öyle olacak. Siz de on yıl sonra vazgeçeceksiniz.

