Sitemi ziyaret edecekseniz Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları sayfalarındaki uyarıları kabul etmiş olacaksınız.
Kabul ET
MedenityaMedenitya
  • Felsefe
  • Maneviyat
  • Siyaset
  • Diğer
    • Bilim
    • Edebiyat
    • Ekonomi
    • Genel
    • Kavramlar
    • Sağlık
    • Sanat
    • Spor
    • Teknoloji
Giriş Yap
MedenityaMedenitya
  • Felsefe
  • Maneviyat
  • Siyaset
  • Kategoriler
    • Bilim
    • Edebiyat
    • Ekonomi
    • Felsefe
    • Genel
    • Kavramlar
    • Maneviyat
    • Sağlık
    • Sanat
    • Siyaset
    • Spor
    • Teknoloji
Giriş Yap Giriş Yap
→
  • Blog
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Şartları
  • İletişim
  • Hakkımızda
Medeniyet Manifestosu | 2025
Medenitya > Siyaset > Atatürkçülüğü neden bıraktım? Bireysel aydınlanma eleştirisi
Siyaset

Atatürkçülüğü neden bıraktım? Bireysel aydınlanma eleştirisi

Kendi fikrimle, vicdanımla, sorgulayarak ve eleştirerek bir birey olmak istiyorum. Descartes’in dediği gibi, bana öğretilmiş olan her ilkeyi sorgulamak istiyorum. Atatürkçülük, elbette bir fikirdir. İsteyen gönülden bağlı kalabilir.

By Abdurrahman
6 Eylül 2025
Atatürkçülüğü neden bıraktım Bireysel aydınlanma eleştirisi
Neler Hakkında
  • Descartes’in düşüncesiyle bireyin kendisine öğretilen ilkeleri sorgulaması arasında nasıl bir bağlantı kurulmuştur?
  • Yazar, Atatürkçülük fikrine olan bağlılığını neden sorgulamaya başlamıştır?
  • Eğitim sisteminde ideolojik yönlendirme hangi yöntemlerle bireyin siyasi tercihlerini etkileyebilir?
  • Milliyetçilik ve ümmet anlayışı arasında nasıl bir çelişki ortaya konmuştur?
  • Devletin yemin yoluyla güven tesis etmeye çalışması neden eleştirilmiştir ve alternatif olarak ne önerilmiştir?
Başlıklar
  • Dayatılan İlkeler ve Descartes’ın Aydınlanma Fikri
  • Atatürkçülük: İnanç mı, Eğitim Dayatması mı?
  • Eğitim Sisteminin İdeolojik Baskısı
  • Milliyetçilik ve Kavimcilik Üzerine
  • Devletçilik Eleştirisi
  • CHP ve Seçim Sisteminde Adaletsizlik
  • Laiklik, Din ve Vicdan Özgürlüğü
  • Yemin ve Güvenlik Meselesi
  • Bireysel Aydınlanma ve Özgür Fikrin Değeri

Her bireyin düşünce yolculuğu farklı zamanlarda ve farklı etkilerle evrilir. Bu yazıda, Atatürkçülük fikrine olan bağlılığını uzun yıllar sürdüren ancak sonrasında bu fikirden ayrılan bir bireyin düşünsel dönüşümü ele alınmaktadır. Bu dönüşüm, yalnızca Atatürkçülük özelinde değil; genel olarak eğitim sistemi, devletçilik, milliyetçilik ve seçim sistemi gibi birçok yapısal meseleye yöneltilen eleştirileri de kapsamaktadır.

Dayatılan İlkeler ve Descartes’ın Aydınlanma Fikri

René Descartes, Yöntem Üzerine Konuşma adlı eserinde şöyle der:

İlginizi Çekebilir

Uluslararası Anadilinde Yapay Zeka Destekli Kamu Hizmetleri Bildirgesi
Uluslararası Anadilinde Yapay Zeka Destekli Kamu Hizmetleri Bildirgesi
Demokrasi
İktidar ve muhalefetli demokrasi mi kaptan ve yardımcı kaptanlı demokrasi mi?
Güç zehirlenmesi İktidarın karanlık yüzü
Güç zehirlenmesi: İktidarın karanlık yüzü

“Gençliğimde, sorgulamaksızın ikna edilmeme izin verdiğim ilkelere dayanmaktan, çok daha iyi şekilde yöneteceğime inandım.”

René Descartes

Bu cümle, birçok insanın hayatında dönüm noktası olabilir. Descartes’ın burada vurguladığı düşünce, bireyin kendisine dışarıdan yüklenen fikirlere körü körüne bağlı kalmaması gerektiğidir. Bu durumun benzeri, Türkiye’de eğitim sisteminin bireylere belli ideolojileri sorgusuz sualsiz öğretmesiyle yaşanmaktadır.

Atatürkçülük: İnanç mı, Eğitim Dayatması mı?

Yirmi sekiz yaşına kadar Atatürkçü bir birey olarak yaşadım. Okullarda verilen eğitimle; cumhuriyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik, inkılapçılık ve milliyetçilik gibi ilkeler bizlere temel değerler olarak öğretildi. Bu öğretilerle yetişen bir bireyin siyasi tercihleri de doğal olarak belirli bir yöne evrilir. Nitekim ilk oyumu da “Atatürk’ün partisi” olduğu için CHP‘ye verdim.

Ancak bir gün şu soruyu sordum: “Ben neden Atatürkçüyüm?”
Almanya’daki kuzenim neden Atatürkçü değil? Yurtdışında yaşayan birisi neden milliyetçi değil? Bu sorular beni kendi içsel yolculuğuma itti.

Atatürkçülük İnanç mı, Eğitim Dayatması mı

Eğitim Sisteminin İdeolojik Baskısı

Eğitim sistemi, bireyleri kendi tercihleriyle yetiştirmek yerine, belli kalıplara sokmaya çalışıyor. Bu kalıplar, kimi zaman Atatürkçülük, kimi zaman da dindarlık üzerinden şekilleniyor. Bir dönem okullarda cumhuriyetçilik ve laiklik ön plana çıkartılırken; bugün bazı imam hatip okullarında benzer şekilde dini görüşler ön planda.

Bu sistem, ister laik, ister muhafazakar ideolojiyle olsun; bireyin kendi fikriyle var olmasını engellemektedir.

Milliyetçilik ve Kavimcilik Üzerine

Müslüman bir birey olarak milliyetçiliği benimseyemiyorum. Kurbanımı Türkiye yerine yurt dışında kesmem eleştirildiğinde, “Bizde kavimcilik yok, ümmet anlayışı var,” dedim. Milliyetçilik, ümmet bilinciyle çatışan bir anlayıştır. Atatürkçülükteki milliyetçilik ilkesiyle de bu noktada ayrışıyorum.

Milliyetçilik ve Kavimcilik Üzerine

Devletçilik Eleştirisi

Devletçilik ilkesine de mesafeli yaklaşıyorum. “Yukarıda Allah, aşağıda devlet” anlayışı bana şirk kokusu veriyor. Devletin her dediğini sorgulamadan kabul etmek, eleştirel düşüncenin önüne geçmektedir. Kanunlar eleştirilemez hale getirildiğinde, insanlar anayasa veya yasa putperestliğine saplanıyor. Oysa doğru, tek bir doğrudur ve zamanla değişebilecek yasa metinlerine körü körüne bağlılık akıl dışıdır.

CHP ve Seçim Sisteminde Adaletsizlik

CHP’nin “Atatürk’ün partisi” olması, ona otomatik olarak bir oy avantajı sağlıyor. Bu durum seçim sisteminde adaletsizlik yaratıyor. Okullarda Atatürkçü yetiştirilen bireyler, bilinçli seçmen olmaktan çok, yönlendirilmiş bireyler haline geliyor. Bu sistem, demokratik temsilin adil bir şekilde işlemesine engel teşkil ediyor.

Aynı şey dini eğitim için de geçerlidir. İmam hatipte eğitim gören bir çocuğun muhafazakâr bir partiye oy vermesi olasılığı daha yüksek olacaktır. Bu da sistemin her dönem farklı ideolojilere göre şekillendiğini gösterir. Eğitim sistemi, siyaset üretme değil, bilim üretme yeri olmalıdır.

Laiklik, Din ve Vicdan Özgürlüğü

Anayasada din ve vicdan özgürlüğü güvence altına alınmışken, göreve başlarken Atatürk ilkelerine yemin etme zorunluluğu çelişkili bir durumdur. Bu yemin, inanç ve düşünce özgürlüğüne müdahale niteliği taşıyabilir. Birey, kendi ilkesini daha değerli görebilir. O hâlde neden farklı bir düşünce sistemine sadık kalmaya zorlanır?

Yemin ve Güvenlik Meselesi

Devletin yetkili kişilere yemin ettirmesi güven temelli değildir, şüphe temellidir. Aslında güven eksikliği olduğu içindir ki bireyden yemin alınır. Oysa devletin elindeki en güçlü araç denetimdir. Yapay zekâ destekli mali kontrol sistemleriyle güveni sağlamlaştırmak mümkündür. Sözde yeminle değil, etkili denetimle güven inşa edilmelidir.

Bireysel Aydınlanma ve Özgür Fikrin Değeri

Kendi fikrimle, vicdanımla, sorgulayarak ve eleştirerek bir birey olmak istiyorum. Descartes’in dediği gibi, bana öğretilmiş olan her ilkeyi sorgulamak istiyorum. Atatürkçülük, elbette bir fikirdir. İsteyen gönülden bağlı kalabilir. Ancak bu bağlılık, bireyin özgür iradesiyle şekillenmelidir; eğitim sistemi eliyle değil.

Eğitim; ideoloji değil, bilim öğretmelidir. Birey, kendi yolunu kendi seçebilmelidir. Gerçek özgürlük, farklı düşüncelerin barış içinde var olabilmesidir.

KAYNAK:Videosunu çektiğim fikirlerimin metin dökümü ChatGPT tarafından makaleye dönüştürülmüştür.

Medenitya'nın bir mesajı var!

Yorum yazarken Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Paylaş
Facebook Flipboard Pinterest Whatsapp Whatsapp
Reaksiyon Göster
Ağlak0
Aşk0
Üzgün0
Mutlu0
Şaşkın0
Sinirli0
ByAbdurrahman
Merhaba, ben Abdurrahman. YIllardır kendi kendime istişare ettiğim birçok konu var. Bazılarının istişaresi saatler, bazılarınınki ise günlerce sürdü. Sonuç olarak bu siteyi açıp paylaşmak istedim. Yorumlarda buluşalım!
Önceki Rahman ve Rahim arasındaki fark nedir Rahman ve Rahim arasındaki fark nedir?
1 Yorum
  • Hakan D. dedi ki:
    4 Eylül 2025, 02:35

    Sevgili dostum, samimi bir şekilde gerçek duygularını, görüşlerini, ve inandığın fikirleri paylaşman büyük bir medeni cesarat gerektirir ki sen de bunu yapıyorsun. Takdir edildiğini bilmeni isterim. Bir düşünce sürecinden doğruyu, iyiyi ve güzeli arama arayışından geçiyorsun ve kendini daha iyi tanıyorsun. Seni Japonca ders videolarından tanıdım. Affına sığınarak, bir tesbitte bulunmak istiyorum: bu düşünce geçişleri yurt dışında uzun süre kalan Türklerde oldukça yaygındır. Lafı çok uzatmak istemediğim için, Mustafa Kemal ve CHP ilişkisini birbirine karıştırmamanı rica ederim. Biraz lütfen, Köy Enstitüleri konulara, eğer eğilmediysen eğilmende fayda var. Neden açılmış, neden kapatılmış? Maarif müfredatında köklü değişiklikler ne zamanlarda yapılmış?

    Eğer bulabilirsen, Atatürk’ün, dönemin diyanet işleri başkanı Rifat Börekçi ile birlikte oturup hazırlattığı, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Cuma hutbelerinde okutulan hutberin toplandığı bir kitap var – hutbelerde değinilen konular ilgini çekecektir. Aydınlanmana faydalı olacağını düşünüyor.um. Görüşlerini paylaşmaya devam et lütfen. Hakan D.

    Yanıtla

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sosyal Medya Hesaplarımız

FacebookBeğen
XTakip Et
PinterestPin
InstagramTakip Et
YoutubeAbone Ol
TiktokTakip Et
LinkedInTakip Et
FlipboardTakip Et
SpotifyTakip Et

Rasgele Makaleler

Parmak izlerinin oluşumu Genetik ve çevresel faktörler
Parmak izlerinin oluşumu: Genetik ve çevresel faktörler
Bilim
Demokraside Muhalefeti Öldürmek
Demokraside muhalefeti öldürmek
Siyaset
Şeytan melek midir Kötülüğün simgesi ve insanın imtihanı
Şeytan melek midir? Kötülüğün simgesi ve insanın imtihanı
Maneviyat
Yangın anında hayat kurtaran adımlar
Yangın anında hayat kurtaran adımlar
Genel
Kur'an-ı Kerim, Tevrat ve İncil insan haklarına aykırı mıdır
Kur’an-ı Kerim, Tevrat ve İncil insan haklarına aykırı mı?
Felsefe

Rasgele Kavramlar

Din ve Dinler; Anlamı, türleri ve farklılıkları
Din ve Dinler; Anlamı, türleri ve farklılıkları
4 Dakika Okuma Süresi
Arkeoloji nedir Bilimin geçmişe açılan kapısı
Arkeoloji nedir? Bilimin geçmişe açılan kapısı
5 Dakika Okuma Süresi
Budizm ne demek Aydınlanma yolunun felsefesi
Budizm ne demek? Aydınlanma yolunun felsefesi
4 Dakika Okuma Süresi
Dua nedir ve neden önemlidir
Dua nedir ve neden önemlidir?
5 Dakika Okuma Süresi
Felsefe nedir Felsefenin anlamı ve önemi
Felsefe nedir? Felsefenin anlamı ve önemi
4 Dakika Okuma Süresi

Bunları da seveceksiniz!

Adolf Hitler kimdir Hayatı, ideolojisi ve tarihteki Yeri
Siyaset

Adolf Hitler kimdir? Hayatı, ideolojisi ve tarihteki yeri

Medenitya_ai_avatar
Medenitya Ai
Türkiye’de Muhalefet
Siyaset

Şeriatçı birisi cumhuriyetçi olamaz mı?

Abdurrahman
Bu kadar şehit boşu boşuna mı verildi
Siyaset

Bu kadar şehit boşu boşuna mı verildi?

Abdurrahman
Daha Fazla
MedenityaMedenitya
→
Medeniyet Manifestosu

Siyaset, felsefe ve din ekseninde özgün içerikler sunan Medenitya, düşünceye, toplumsal değerlere ve derin analizlere odaklanan bir bilgi ve ilham kaynağıdır.

  • Blog
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Şartları
  • İletişim
  • Hakkımızda
medenitya_light_logo medenitya_dark_logo
Hoş geldiniz!

Giriş Yapın

Kullanıcı Adı veya Email
Şifre

ŞİFREMİ UNUTTUM