- Dayatılan İlkeler ve Descartes’ın Aydınlanma Fikri
- Atatürkçülük: İnanç mı, Eğitim Dayatması mı?
- Eğitim Sisteminin İdeolojik Baskısı
- Milliyetçilik ve Kavimcilik Üzerine
- Devletçilik Eleştirisi
- CHP ve Seçim Sisteminde Adaletsizlik
- Laiklik, Din ve Vicdan Özgürlüğü
- Yemin ve Güvenlik Meselesi
- Bireysel Aydınlanma ve Özgür Fikrin Değeri
Her bireyin düşünce yolculuğu farklı zamanlarda ve farklı etkilerle evrilir. Bu yazıda, Atatürkçülük fikrine olan bağlılığını uzun yıllar sürdüren ancak sonrasında bu fikirden ayrılan bir bireyin düşünsel dönüşümü ele alınmaktadır. Bu dönüşüm, yalnızca Atatürkçülük özelinde değil; genel olarak eğitim sistemi, devletçilik, milliyetçilik ve seçim sistemi gibi birçok yapısal meseleye yöneltilen eleştirileri de kapsamaktadır.
Dayatılan İlkeler ve Descartes’ın Aydınlanma Fikri
René Descartes, Yöntem Üzerine Konuşma adlı eserinde şöyle der:
“Gençliğimde, sorgulamaksızın ikna edilmeme izin verdiğim ilkelere dayanmaktan, çok daha iyi şekilde yöneteceğime inandım.”
René Descartes
Bu cümle, birçok insanın hayatında dönüm noktası olabilir. Descartes’ın burada vurguladığı düşünce, bireyin kendisine dışarıdan yüklenen fikirlere körü körüne bağlı kalmaması gerektiğidir. Bu durumun benzeri, Türkiye’de eğitim sisteminin bireylere belli ideolojileri sorgusuz sualsiz öğretmesiyle yaşanmaktadır.
Atatürkçülük: İnanç mı, Eğitim Dayatması mı?
Yirmi sekiz yaşına kadar Atatürkçü bir birey olarak yaşadım. Okullarda verilen eğitimle; cumhuriyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik, inkılapçılık ve milliyetçilik gibi ilkeler bizlere temel değerler olarak öğretildi. Bu öğretilerle yetişen bir bireyin siyasi tercihleri de doğal olarak belirli bir yöne evrilir. Nitekim ilk oyumu da “Atatürk’ün partisi” olduğu için CHP‘ye verdim.
Ancak bir gün şu soruyu sordum: “Ben neden Atatürkçüyüm?”
Almanya’daki kuzenim neden Atatürkçü değil? Yurtdışında yaşayan birisi neden milliyetçi değil? Bu sorular beni kendi içsel yolculuğuma itti.

Eğitim Sisteminin İdeolojik Baskısı
Eğitim sistemi, bireyleri kendi tercihleriyle yetiştirmek yerine, belli kalıplara sokmaya çalışıyor. Bu kalıplar, kimi zaman Atatürkçülük, kimi zaman da dindarlık üzerinden şekilleniyor. Bir dönem okullarda cumhuriyetçilik ve laiklik ön plana çıkartılırken; bugün bazı imam hatip okullarında benzer şekilde dini görüşler ön planda.
Bu sistem, ister laik, ister muhafazakar ideolojiyle olsun; bireyin kendi fikriyle var olmasını engellemektedir.
Milliyetçilik ve Kavimcilik Üzerine
Müslüman bir birey olarak milliyetçiliği benimseyemiyorum. Kurbanımı Türkiye yerine yurt dışında kesmem eleştirildiğinde, “Bizde kavimcilik yok, ümmet anlayışı var,” dedim. Milliyetçilik, ümmet bilinciyle çatışan bir anlayıştır. Atatürkçülükteki milliyetçilik ilkesiyle de bu noktada ayrışıyorum.

Devletçilik Eleştirisi
Devletçilik ilkesine de mesafeli yaklaşıyorum. “Yukarıda Allah, aşağıda devlet” anlayışı bana şirk kokusu veriyor. Devletin her dediğini sorgulamadan kabul etmek, eleştirel düşüncenin önüne geçmektedir. Kanunlar eleştirilemez hale getirildiğinde, insanlar anayasa veya yasa putperestliğine saplanıyor. Oysa doğru, tek bir doğrudur ve zamanla değişebilecek yasa metinlerine körü körüne bağlılık akıl dışıdır.
CHP ve Seçim Sisteminde Adaletsizlik
CHP’nin “Atatürk’ün partisi” olması, ona otomatik olarak bir oy avantajı sağlıyor. Bu durum seçim sisteminde adaletsizlik yaratıyor. Okullarda Atatürkçü yetiştirilen bireyler, bilinçli seçmen olmaktan çok, yönlendirilmiş bireyler haline geliyor. Bu sistem, demokratik temsilin adil bir şekilde işlemesine engel teşkil ediyor.
Aynı şey dini eğitim için de geçerlidir. İmam hatipte eğitim gören bir çocuğun muhafazakâr bir partiye oy vermesi olasılığı daha yüksek olacaktır. Bu da sistemin her dönem farklı ideolojilere göre şekillendiğini gösterir. Eğitim sistemi, siyaset üretme değil, bilim üretme yeri olmalıdır.
Laiklik, Din ve Vicdan Özgürlüğü
Anayasada din ve vicdan özgürlüğü güvence altına alınmışken, göreve başlarken Atatürk ilkelerine yemin etme zorunluluğu çelişkili bir durumdur. Bu yemin, inanç ve düşünce özgürlüğüne müdahale niteliği taşıyabilir. Birey, kendi ilkesini daha değerli görebilir. O hâlde neden farklı bir düşünce sistemine sadık kalmaya zorlanır?
Yemin ve Güvenlik Meselesi
Devletin yetkili kişilere yemin ettirmesi güven temelli değildir, şüphe temellidir. Aslında güven eksikliği olduğu içindir ki bireyden yemin alınır. Oysa devletin elindeki en güçlü araç denetimdir. Yapay zekâ destekli mali kontrol sistemleriyle güveni sağlamlaştırmak mümkündür. Sözde yeminle değil, etkili denetimle güven inşa edilmelidir.
Bireysel Aydınlanma ve Özgür Fikrin Değeri
Kendi fikrimle, vicdanımla, sorgulayarak ve eleştirerek bir birey olmak istiyorum. Descartes’in dediği gibi, bana öğretilmiş olan her ilkeyi sorgulamak istiyorum. Atatürkçülük, elbette bir fikirdir. İsteyen gönülden bağlı kalabilir. Ancak bu bağlılık, bireyin özgür iradesiyle şekillenmelidir; eğitim sistemi eliyle değil.
Eğitim; ideoloji değil, bilim öğretmelidir. Birey, kendi yolunu kendi seçebilmelidir. Gerçek özgürlük, farklı düşüncelerin barış içinde var olabilmesidir.


Sevgili dostum, samimi bir şekilde gerçek duygularını, görüşlerini, ve inandığın fikirleri paylaşman büyük bir medeni cesarat gerektirir ki sen de bunu yapıyorsun. Takdir edildiğini bilmeni isterim. Bir düşünce sürecinden doğruyu, iyiyi ve güzeli arama arayışından geçiyorsun ve kendini daha iyi tanıyorsun. Seni Japonca ders videolarından tanıdım. Affına sığınarak, bir tesbitte bulunmak istiyorum: bu düşünce geçişleri yurt dışında uzun süre kalan Türklerde oldukça yaygındır. Lafı çok uzatmak istemediğim için, Mustafa Kemal ve CHP ilişkisini birbirine karıştırmamanı rica ederim. Biraz lütfen, Köy Enstitüleri konulara, eğer eğilmediysen eğilmende fayda var. Neden açılmış, neden kapatılmış? Maarif müfredatında köklü değişiklikler ne zamanlarda yapılmış?
Eğer bulabilirsen, Atatürk’ün, dönemin diyanet işleri başkanı Rifat Börekçi ile birlikte oturup hazırlattığı, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Cuma hutbelerinde okutulan hutberin toplandığı bir kitap var – hutbelerde değinilen konular ilgini çekecektir. Aydınlanmana faydalı olacağını düşünüyor.um. Görüşlerini paylaşmaya devam et lütfen. Hakan D.